STOCKHOLM SENDROMU NEDİR?

Stockholm sendromu nedir? Bir rehinenin kendisini tutsak eden bir kişiye karşı zaman içinde beslediği duygusal bağa ve psikolojik birlikteliğe verilen isimdir. 1973 yılında İsveç’in Stockholm kentindeki bir banka soygununda ve sonrasında gelişen olaylar sonucu Psikiyatr Nils Bejerot tarafından adlandırılmıştır.

stockholm sendromu isim babası
Psikiyatr Nils Bejerot

1973 yılında Jan-Erik Olsson isimli şartlı tahliye edilmiş bir mahkum, bir banka soygunu gerçekleştirdi. Soygun sırasında bir çalışan sessiz alarmı çalıştırdı. Alarma cevap veren memurlar banka önüne geldiğinde Olsson memurlardan birini yaraladı. Sonrasında soyguncu bankanın kasalarından birinde 3 kadın 1 erkek olmak üzere 4 çalışanı rehin aldı ve 6 gün boyunca tutsak etti. Bu sırada polislerden kendisine yardım etmek için hücre arkadaşı olan Clark Olofsson’un serbest bırakılmasını ve kaçmak içinde deposu dolu bir araba istedi. Polisler kısa bir süre içinde bu istekleri yerine getirdiler karşılığındaysa rehinelerin bırakılmasını istediler.

Küçük bir banka kasası içinde soyguncularla 6 gün geçiren rehineler garip bir şekilde soyguncularla bağ kurdular. Rehinelerden Kristin isimli kadın titrediği zaman Olsson ona ceket verdi, esirlerden biri telefon ederek ailesine ulaşamadığında Olsson ona tekrar denemesini söyledi. Olsson benzer şekilde diğer rehinelere de iyi davranmıştı.

Zaman geçtikçe rehinelerin soyguncularla aralarındaki bağ güçleniyor ve soyguncular yerine polisten korkmaya başlıyorlardı.

6 gün sonunda polis kasanın üstünü delmeyi başararak içeriye göz yaşartıcı gaz pompaladı ve kısa bir süre sonrada rehineleri kurtardı ve soyguncularda teslim oldu.

Bundan sonra rehineler, soygunculardan davacı olmak yerine onların lehinde savunma verdiler ve savunmaları için para toplamaya başladılar. Hatta kadın rehinelerden biri Olsson ile sık sık görüştü ve nişanlısından ayrılıp Olsson’un hapisten çıkmasını bekledi.

stockholm sendromu
Bankada esir tutulan kadın rehinelerden biri

Bu olay daha sonra Psikiyatr Nils Bejerot’un isimlendirmesiyle tüm dünyada Stockholm Sendromu olarak yaygınlaştı.

Bazı Örnekleri

Daha sonraları Dünya’nın çeşitli yerlerinde birçok Stockholm Sendromu vakası ortaya çıkmıştır. Bunlardan en meşhurları Mary McElroy ve Colleen Stan vakalarıdır.

Stockholm sendromunun merkezinde hayatta kalma isteğinin yattığı düşünülmektedir. Rehineler ya da mağdurlar ölüm korkusu içindeyken karşılaştıkları küçük ve zararsız hareketleri iyi muamele olarak görüyorlar ve karşısındaki kişi ile psikolojik bir bağ kurarak ona karşı daha savunmasız bir hale geliyor.

Kültür kategorisindeki diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz